Buradaki elektrifikasyon; ulaşım, binalar ve sanayinin bazı alanlarında fosil yakıtların doğrudan kullanımı yerine elektriğe geçişi, aynı zamanda elektrik erişiminin ve temiz elektrik arzının genişletilmesini kapsıyor. Başlık düzeyinde basit görünse de bunun hayata geçmesi; şebekelere, üretim kapasitesine, depolamaya, finansmana, düzenleyici çerçevelere ve hızla artan elektrik talebinin yönetilmesine bağlı.
IEA analizi, Başkanlığın amiral gemisi gündemine daha güçlü bir teknik temel kazandırıyor. Aynı zamanda sınırları da görünür kılıyor. Elektrifikasyon yalnızca nihai enerji kullanımında elektriğin payı üzerinden değerlendirilemez. Elektriğin hangi kaynaklardan üretildiği, şebeke genişlemesinin maliyeti, yatırımların nasıl dağıldığı ve erişimin ne kadar karşılanabilir olduğu da iklim ve kalkınma sonuçlarını belirliyor.
COP31’e hazırlanan kurumlar açısından yapılması gereken daha net: şebekeler, finansman, binalar, yük taşımacılığı, sanayi, erişim ya da hesap verebilirlik başlıklarından hangisinde rol oynayabileceklerini belirlemek.